Y.O.’yu katletmeye çalışan erkeğin davası ertelendi

  • 13:09 19 Kasım 2019
  • Hukuk
ANKARA - Ömer Faruk A.’nın katletmeye çalıştığı Y.O’yu yaralamaktan dolayı yargılandığı dava, 15 Ocak tarihine ertelendi. 
 
Ömer Faruk A. isimli erkeğin Y.O.’yu katletmeye çalışırken, yaralayarak, sağ gözünü kaybetmesine neden olmasına ilişkin görülen davanın ikinci duruşması Ankara 8.Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya, Y.’nin avukatları, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD),  Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD), İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Ankara Barosu Kadın Komisyonu üyesi avukatları katıldı. Mahkemeye, sanık Ömer Faruk A., tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses Görüntü ve Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, sanık avukatı ve ailesi de duruşmada hazır bulundu. 
 
Kimlik tespiti ile başlayan duruşmada, Y.O.’nun yaralandığı yerde olay yeri keşfi incelemesine karar verildi. 
 
Sanık avukatından tahliye talebi 
 
Ardından söz alan sanık avukatı, tarafların ve sanıkların telefonlarının HTS kaydının istenmesini talep etti. Sanık avukatı, müvekkilinin kaçma ihtimali olmadığı ve pişmanlığı göz önünde bulundurularak tekrar ailesine ve topluma kazandırılması gerektiğini ileri sürdü. Sanık avukatı devamında sanığın tahliyesini istedi.
 
Avukatların dosyaya müdahillik talebi önce kabul edildi sonra vazgeçildi
 
 Mahkeme, ÖHD, ÇHD ve İHD avukatlarının dosyaya müdahil olma taleplerini yazılı ve sözlü olarak sunmasıyla devam etti. Avukatların dosyaya müdahil olma talebini önceden kabul eden sanık yakınları, bu kez itiraz etti. Mahkeme heyetinin ‘başta kabul etiniz şimdi neden kabul etmiyorsunuz?  şeklindeki sorusuna karşılık sanık Ömer Faruk A.’nın yakını, sanığın haksızlığa uğradığını kendisinin de aynı şekilde abisi gibi haksızlığa uğrayıp cezaevine girdiğini öne sürdü.
 
Sanık avukatından erkek şiddetini meşrulaştıran savunma
 
Ardından yeniden söz alan sanık avukatı, daha da ileriye giderek  şiddeti meşrulaştıran ifadelerde bulundu. Sanık avukatı, “Suçsuz ağır başlı kadına şiddet uygulanmış olsaydı katılma talebi olamazdı. Bu dosya kadına yönelik şiddet dosyası ama biz erkeğe şiddet daha fazla. Bizim davamız kadına şiddet değil erkeğe şiddet. Tuzak kuran Y.O’nun arkadaşları. Katılma talebinde bulunanların bir mağduriyeti değildir.  Bunların işleri güçleri şikayet etmek” iddiasında bulundu.
 
‘Müvekkilime tehditleri devam ediyor’
 
Y.O.’nun avukatı Kübra Ekmen ise, savunmasında, sanık Ömer Faruk A.’nın 3 yıldır cezaevinde olmasına rağmen müvekkiline karşı tehditlerin devam ettiğini belirtti. Kübra, “Kimi zaman evine kadar takip edilmekte kimi zaman cezaevinde bazıları aracılığıyla bir mesaj göndermekte. Müvekkilimin yaşam hakkı tehdit altındandır ve olaydan sonda tehditlerden sonra müvekkilim mağduriyetine tanık eden birinin dinlenilmesini istiyoruz. Sanığın tutukluk halinin devamını talep ediyoruz.  İddianamede geçen deliler incelenmemiş sanık pişman değildir bunu göz önünde bulundurulması gerekiyor. Ceza mahkemesine göre bütün deliler incelenmesi gerekiyor ve hiçbir delil incelenmemiş. Daha önce tanıklık eden Süleyman Orman’ında keşif mahallinde orada olmasını talep ediyoruz” diye konuştu.
 
‘Tutukluluk halinin devamını talep ediyoruz’
 
 Avukat Gizem Özden ise savunmasında şu ifadeleri kullandı: “Bu yargılama bizce teknik bir cinayet olarak yürütülmüş. Bu bir kadına yönelik şiddetle mücadelesi davasıdır. Burada iri yarı erkek avukat olsaydı sanık yakınlarının tavrı bize ayrı olacaktır. Yerel mahkeme bozduktan sonra istinafın kararı yok hükmündedir. Sanığın bir anlık öfkeyle ateş ettiğini söyledi ama av tüfeğiyle gezen birinden söz ediyoruz. Bu davadan haksız tahrik indirimi ve takdir indirimi gibi nedenlere uygulamasına gerek yoktur. Bugün burada sanığın tutukluluğuna ya da tahliyesine karar verilecek. Sanık, müvekkilime yönelik,  ‘benim burada olduğum kadar onun o kadar ömrü kalmıştır’ diye tehditler savuruyor. Sanığın delilleri kaybetme şartları ortadadır. Suçun mahiyeti ağırlığı ve müvekkilimizin hayat tehlikesi ortada olduğunu düşünerek sanıklardan Ömer Faruk A.’nın ve  Berkcan A.’nın tutukluluk halinin devamını talep  ediyoruz.”
 
Sanıktan kadın hakları savunucularına ve Y.O.’ya tehdit
 
Avukatların talepleri ardından söz alan Sanık Ömer Faruk A. savunmasında, “Müşteki olan Y.O isimli kadın iki insana iftira atan biri. Sizler sonra göreceksiniz, kadın hakları savunucuları hepiniz bundan sonra göreceksiniz” diyerek tehditlerine devam etti.
 
Duruşma ertelendi
 
Duruşmaya beş dakika ara veren mahkeme heyeti, aradan sonra 15 Aralık günü olay yeri keşfi incelemesinin yapılmasına,  Sanık Ömer Faruk A.’nın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma 15 Ocak 2020 tarihine ertelendi.
 
Ne olmuştu?
 
26 Nisan 2016’da gece saatlerinde Ömer Faruk A., kardeşi Berkcan A. ve arkadaşı Yunus Emre T. ile birlikte  Y.O.’nun evinin önünde bekleyerek, katletme girişiminde bulunduğu Y.O’yu yaraladı. Y.O., saldırıda sol gözünü kaybederken, abisi de yaralandı. 
 
Saldırının ardından, Ömer Faruk A., kardeşi Berkcan A. ve arkadaşı Yunus Emre T. hakkında “kasten öldürme”, “kasten yaralamaya teşebbüs” ve “tehdit, hakaret” suçlarından Ankara 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Mahkeme, Ömer Faruk A.’ya, Y.O.’yu öldürmeye teşebbüs suçundan önce müebbet hapis cezası verdi. Suçun teşebbüs aşamasında kalması, mağdurdaki yara, kastın yoğunluğu dikkate alınarak verilen ceza 12 yıla indirildi. Mahkeme sanığın hakaret ve tehditlerini ise, ‘haksız tahrik nedeni’ saydı. Mahkeme, cezayı dörtte bir oranında düşürerek 9 yıla indirdi. Sanık için “iyi hal” indirimi de yapan mahkeme, sanığa 7 yıl 6 ay hapis cezası verdi.
 
Karar bozuldu
 
Ankara Cumhuriyet Savcısı, “haksız tahrik koşulları olmadığı halde haksız tahrik hükümleri uygulanarak eksik ceza verildiği” gerekçesiyle karara karşı istinaf mahkemesine başvurdu. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi, sanık Ömer Faruk A.’ya verilen cezadan yapılan “tahrik” indirimini yetersiz buldu. İstinaf mahkemesi, Y. ve Murat O.’dan “sanığa yönelen haksız tahrikin ulaştığı boyut dikkate alınarak, nazara alınarak cezadan 1/4 ila 3/4 oranında indirim öngören TCK’nın 29’uncu maddesi uyarınca makul oranda indirim yapılması yerine asgari oranda indirim yapıldığı” gerekçesiyle verilen kararı bozdu.