Avukatlar açlık grevini ölüm orucuna çevirdi: Kayıplar yaşanmadan ses olalım!

  • 09:19 8 Nisan 2020
  • Hukuk
Gülistan Azak
 
İSTANBUL - Avukatlar Günü’nde sürdürdükleri açlık grevi eylemlerini ölüm orucuna çeviren avukatların taleplerine ilişkin ÖHD Eş Genel Başkanı Ayşe Acinikli, “Talepler bizim de talebimiz, kabul edilsin” derken, ÇHD Genel Başkan Yardımcısı Ümit Büyükdağ ise , “Bir avukatın adalet talep etmesi ülkenin geldiği durumu gözler önüne sermeye yetiyor. Kayıplar yaşanmadan ses olalım” çağrısında bulundu. 
 
Çağdaş Hukukçular Derneği’ne (ÇHD) yönelik operasyonun ardından 2017 yılının Kasım ayında tutuklanan avukatlara toplam 159 yıl hapis cezası verilmişti. Avukatlar, adil yargılanma haklarının yok sayıldığını belirterek açlık grevi eylemine başlamıştı. Eyleme başlayan avukatlardan ÇHD'nin tutuklu Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı, Aycan Çiçek, Engin Gökoğlu ve Ayşegül Çağatay, 3 Şubat'ta başlattıkları eyleme 3 Mart'ta ara vermiş, Barkın Timtik, Ebru Timtik, Oya Arslan ve Aytaç Ünsal eyleme süresiz ve dönüşümsüz olarak devam edeceğini duyurmuştu.
 
Avukatlar Günü’nde ölüm orucuna başladılar
 
ÇHD'nin 5 Nisan Avukatlar Günü’nde düzenlediği toplantıda, Aytaç Ünsal ve Ebru Timtik’in eylemlerini ölüm orucuna dönüştürdüğü duyuruldu. Ebru Timtik 95 , Aytaç Ünsal 64 gündür açlık grevi eylemini sürdürüyor.
 
ÇHD Genel Başkan Yardımcısı Ümit Büyükdağ ve Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) Eş Genel Başkanı Ayşe Acinikli, avukatların başlattığı ölüm orucunu ve taleplerini değerlendirdi.
 
‘Herkesin elinden geleni yapmasını bekliyoruz’
 
Ümit, avukatların sağlık durumlarının cezaevinde tutulmalarına uygun olmadığını ve bu nedenle acil tahliye edilmesi gerektiğini belirterek, avukatların adalet taleplerinin ülkenin geldiği son aşamayı gözler önüne serdiğine dikkat çekti.
 
Grup Yorum üyelerinin taleplerine dönük sessizlik nedeniyle Helin Bölek’in hayatını kaybettiğini anımsatan Ümit, olası ölümlerin önüne geçmek adına herkesi ses çıkarmaya çağırdı. Gerçek habere ulaşımın engellendiği ve hak arayışlarının görmezden gelindiği bu süreçte gazetecilere büyük iş düştüğünü sözlerine ekleyen Ümit, “Arkadaşlarımız tutuklu. Koronavirüs sürecinde özellikle cezaevlerinden tahliyelerin gerçekleştirilmesi gerekiyor. Ama ne yazık ki buna engel olunuyor. Meslektaşlarımızın sağlığı iyi değil. Uzun açlık grevi eylemlerini ölüm orucuna dönüştürmüş durumdalar. Hepimiz çok endişeliyiz. Dernek olarak bu durumu kamuoyuna anlatmak için çalışmalar yapıyoruz. Verilen bir adalet mücadelesi. Türkiye’de hukukun kalmadığını hepimiz görüyoruz. ÇHD her zaman ezilen ve emekçinin yanında oldu. Birçok alanda çalışmalarımız sürüyor. Adil yargılanma talebiyle ölüm orucuna başlayan meslektaşlarımız için herkesin elinden geleni yapmasını bekliyoruz. Tüm kanalların açılması gerekiyor. 3 gündür uluslararası toplantılara katılıyoruz. Devamı da gelecek. ‘Ne yapabiliriz’ üzerinden bir yol haritası oluşturmaya çalışıyoruz. Tüm önerilere de açığız” diye konuştu.
 
‘Olası kayıplara neden olmadan talepler karşılanmalı’
 
ÇHD’li avukatların taleplerinin haklı olduğunu ve biran önce karşılanması gerektiğinin altını çizen ÖHD Eşbaşkanı Ayşe Acinikli de, iktidarın taleplere kör, sağır ve dilsiz olduğunu söyledi. Sanat faaliyetlerini özgürce yapmak istemiyle sürdürdüğü açlık grevini daha sonra ölüm orucuna dönüştüren Grup Yorum üyelerinden Helin Bölek’in yaşamını yitirdiğini, ölüm orucunun 297’inci gününde olan İbrahim Gökçek’in durumunun da kritik olduğunu hatırlatan Ayşe, “Avukatların da sanatçıların taleplerine benzer talepleri var. Talepleri adil yargılanma.  Biz taleplerin gayet makul, anlaşılabilir ve karşılanabilir olduğunu düşünüyoruz. Meslektaşlarımız henüz ölüm oruçlarının başındayken olası kayıplara neden olmamak için taleplerinin biran önce karşılanması gerekiyor. Talepleri bizlerin de talebidir. Bu hukuksuzluğun biran önce ortadan kaldırılması gerekiyor” diye konuştu.
 
‘Eylemler, hukuk mekanizmalarının tıkandığının göstergesi’
 
Tüm yaşananların Türkiye’de artık hukukun tıkandığını ve hukuk mekanizmalarının işlevsizleştiğini gösterdiğini belirten Ayşe, “Açlık grevi ve ölüm orucu eylemleri de bizlere bunu gösteriyor asıl olarak. Biz hukuk istiyoruz. Hukukun işletilmesini, delillerin değerlendirilmesini istiyoruz. Yasak kararlarından bahsediliyor. Bu yasağın hukuki zemini olması gerekiyor. Hukuk ile bu yasak kararını konuşmak ve tartışmak gerekiyor. Hukuk iktidarın o denli tahakkümü altında ki hakimler çok baskı altında. Verdiği kararla iktidara ters düşen hakimlerin farklı yerlere sürülmesi, operasyona uğraması, gözaltına alınması, tutuklanması ya da talimat şeklinde yapılan soruşturmaların sürmesi, hukuk zemininde mücadele etme olanağını bırakmadığını gösteriyor. Bu koşullarda hukukla mücadelenin bir yere varamayacağını düşünerek açlık grevi eylemlerini sürdürüyor veya bu eylemlerini ölüm orucuna dönüştürüyorlar. Bu eylemleri çok da anlaşılmaz bir şey değil maalesef” ifadelerini kullandı.
 
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın avukatlar hakkında onama kararı istediği cezalar ise şöyle:
 
Özgür Yılmaz: Örgüt üyeliği suçundan 13,5 yıl
 
Ebru Timtik: Örgüt üyeliği suçundan 13,5 yıl
 
Behiç Aşçı, Şükriye Erden: Örgüt üyeliği suçundan 12 yıl
 
Selçuk Kozağaçlı: Örgüt üyeliği suçundan 10 yıl 15 ay
 
Aytaç Ünsal, Engin Gökoğlu, Süleyman Gökten: Örgüt üyeliği suçundan 10 yıl 6 ay
 
Aycan Çiçek, Naciye Demir: Örgüt üyeliği suçundan 9 yıl
 
Ezgi Çakır: Örgüt üyeliği suçundan 8 yıl
 
Ayşegül Çağatay, Yağmur Ereren, Didem Baydar Ünsal, Yaprak Türkmen: Örgüte yardım suçundan 3 yıl 9 ay
 
Ahmet Mandacı, Zehra Özdemir: Örgüte yardım suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün