TJA aktivistleri: Türkiye kadın devrimine yönelik bir saldırı gerçekleştiriyor

  • 09:14 17 Ekim 2019
  • Güncel
Safiye Alağaş
 
İSTANBUL - TJA aktivistleri, Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’de kadınların ve halkların kazanımlarının hedef alındığını belirterek, “Savaşa karşıyız, çünkü savaş yıkım, kan, acı, göç, gözyaşıdır. Bütün kadınlar savaşa karşı” dedi. 
 
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik 9 Ekim’de başlattığı operasyonlara karşı tepkiler sürerken, bu tepkiler arasında en fazla sesini yükselten yine kadınlar oldu. Kürt kadınlarının çatı örgütü olan Tevgera Jinen Azad (TJA) aktivistleri de Türkiye’nin neden operasyonda ısrar ettiğine ve kadınların bu noktada mücadelesinin önemini anlattı. 
 
‘Bu saldırı bir soykırımdır’ 
 
Tevgera Jinen Azad (TJA) aktivisti Ülker Özatik, operasyonu “insanlık dışı bir harekat” olarak nitelendirerek, “Rojava’ya yapılan bu saldırı halkı soykırıma uğratmadır. Halkın yaşamını tehlikeye atmadır. Ortadoğu’da bir savaş, bir katliam var. İnsanlar ölüyor, çocuklar ölüyor ama dünya buna sessiz. Başta Amerika, Rusya ve bütün Avrupa ülkeleri herkes sessiz bu katliama. Bu tutumlarını kınıyoruz” dedi. 
 
‘AKP’nin zavallılığı, bitişidir’ 
 
Ortadoğu’da bir DAİŞ çetesinin olduğunu hatırlatan Ülker, “Binlerce Şengalli kadını kaçırdı. Kadınlar pazarlarda satıldı. Ortadoğu’da Kürtlerin gücü vardı. Barbar IŞİD’i Kürtler bitirdi, halkların özgürlüğünü sağladı, bir devrim gerçekleştirdi. Türkiye’nin, dünyanın kabul etmediği bir devrim gerçekleşti. Bu devrim içerisinde orada yaşayan bütün halklar var. Herkes kendisini rahatça ifade edebiliyor. Dünya bu özgürlüğü kabul etmiyor. Kürtlerin bir güç olmasını kabul etmiyor. Yani hep ezilelim, ölelim, ölelim istiyorlar. Dünyada bilsin, Ortadoğu’da Kürtler güçtür. Bu saatten sonra kimse Kürtleri yok edemez. Yok olacak olan AKP ve faşist zihniyetidir. Bu harekat AKP’nin bitişini gösteriyor. AKP bitmişti aslında. İçerisinde bir sürü istifalar oluyor. Bu savaşla kendini ayakta tutmaya çalışıyor. Bu bir zavallılıktır. Bir bitiştir” diye konuştu.
 
‘Türkiye’de sessizlik var’ 
 
Saldırılara karşı büyük bir refleks gösterilmesi gerektiğinin altını çizen Ülker, “Güney Kürdistan, Avrupa’da Kürtler ayakta. Ama Türkiye’de büyük bir sessizlik var. Ancak direne direne kazanabiliriz. Türkiye’deki sol, sosyalist, devrimci, demokratların bu savaşa karşı çıkması gerekiyor. Rojava’ya bir ses olmak gerekiyor. Ancak bir suskunluk da söz konusudur” dile getirdi.
 
‘Biz mutlaka kazanacağız’
 
Yerel seçimlerde CHP’ye destek olduklarına ancak bu gün CHP’nin operasyona ortak olduğunun altını çizen Ülker,  “AKP’nin değirmenine su taşıdı. AKP yeniden toparlandığı yorumunu yapıyor. Bu iktidar savaş olmadan, gözyaşı olmadan, ölümler olmadan kendisini ayakta tutamaz. Kürtlere ne kadar saldırırsa saldırsın biz mutlaka kazanacağız” dedi. 
 
‘Orada yaşayan halk nereye gidecek’
 
TJA aktivisti Çicek Arıç da bu operasyonun ne Türklere ne Kürtlere ne de Ortadoğu halklarına yarar getirmeyeceğini ifade ederek, “Orada inşaatların yapılacağı söyleniyor. 3 milyon göçmeni oraya yerleştirmeyi planlıyorlar. Peki, oradaki halklar nereye yerleştirilecek? Orada sadece Kürtler yaşamıyor. Araplar yaşıyor, Ezidiler, Süryaniler, Aleviler yaşıyor” şeklinde ifade etti.
 
‘Toplumun tüm kesimleri bu savaşa karşı’
 
Kuzey ve Doğu Suriye’de bir kadın devriminin gerçekleştiğini ve saldırıların da doğrudan kadın devrimini hedef aldığını vurgulayan Çiçek, “Türkiye kadın devrimine yönelik bir saldırı gerçekleştiriyor. Halkların kazanımlarına yönelik bir harekettir. IŞİD çeteleri neler yapacak insanlar kaygılı. Aslında Türkiye’de bir suskunluk olsa da herkes bu savaşa karşı” diye vurguladı. 
 
‘Suriye’de milyonlarca insan mülteci oldu’ 
 
Suriye’de milyonlarca insanın mülteci olarak başka ülkelere göç etmek zorunda bırakıldığını hatırlatan Çiçek, “Savaş gerçekten yıkımdır, kandır, gözyaşıdır. Savaş sadece birilerinin iktidarını ayakta tutma aracıdır. O yüzden de bizler, kadınlar olarak savaşa ‘hayır’ diyoruz. Bu savaş kabul etmiyoruz. Savaşlarda en çok acı çeken kadınlar oluyor. Çocuğunu yitiriyor, evini, yurdunu toprağını terk ediyor. Param parça olan cesetleri aldılar kucaklarına. Savaş süreçlerinde tacize, tecavüze, şiddete maruz bırakılıyor. Bu yüzden karşıyız ve karşı durmaya devam edeceğiz” diye ekledi.