İstismara yönelik af tasarısına tepki: Çocukları böyle tasarılara alet etmesinler

  • 09:04 23 Ocak 2020
  • Güncel
Dilan Babat-Habibe Eren
 
ANKARA - Hükümetin “Çocuk istismarlarında af” tasarısına ilişkin mikrofon uzattığımız Ankara halkı, tasarının Meclis’e getirilmesinin bir utanç kaynağı olduğunu belirtti. Yurttaşlar, “Çocukları böyle tasarılara alet etmesinler. Tasarının getirilmesine dahi tahammülümüz yok” dedi.
 
AKP’nin Kasım 2016’da Meclis’e getirdiği tasarıda yer alan ve çocuklara yönelik cinsel istismar suçlarında mağdur ve failin evlenmesi halinde, cezanın ertelenmesi ya da hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasını öngören düzenleme tekrar gündeme geldi. Hükümet tarafından önümüzdeki günlerde Meclis’e taşınacak olan İkinci Yargı Paketi kapsamında yer alması beklenen düzenlemeye tepkiler de sürüyor. 
 
Cinsel istismar suçlarında mağdur ve failin evlenmesini öngören düzenlemeye ilişkin mikrofonumuzu Ankara halkına uzattık. 
 
‘Çocukları böyle tasarılara alet etmesinler’
 
Meclis’te çocuklara yönelik görüşülen tasarılara karşı olduklarını söyleyen Sema Keser isimli yurttaş, “Ben bu tasarıya başından beri karşıyım. Böyle bir tasarının dahi konuşulmasına karşıyım. Zaten tecavüz, taciz, kadın ölümlerinin cezalarını çok hafif buluyoruz. Cezalar caydırıcı olduğu zaman bu kadar tecavüz olmaz. Eskiden bu kadar tecavüz olayı yoktu, tecavüzlerde cezalar ne zaman ki düştü o an tecavüzlerde ciddi oranlarda artışlar yaşandı. Böyle bir tasarının dahi Meclis’e getirilmesini kabul etmiyoruz. Çocukları böyle tasarılara alet etmesinler” ifadelerinde bulundu. 
 
‘Tasarı bir utanç kaynağı’
 
Tasarıyı “saçmalık” olarak gördüklerini kaydeden Ebrar Yağcı da, “Cezasızlık politikalarından kaynaklı şuan bu haldeyiz. Bu tasarının Meclis’e getirilip konuşulması onlar için sorun olmuyor. Ama onların çocuklarının başına gelirse o zaman bu durumu daha net anlarlar. Bu Meclis’in amacı ne adaleti sağlamak değil mi? Eğer adaleti sağlamayacaklarsa o Meclis’te kalmalarının da bir nedeni yok.  Ama tasarının getirilmesine dahi tahammülümüz yok” dedi.
 
Tasarının çocukları farklı travmalara maruz bırakacağını söyleyen Sıla Altındaş, “Hayatımızı karartıyorken, bunun düşünülmesi bile bir utanç kaynağıdır. İnsanları, halkı anlıyoruz diyorlar ama bizi bir nebze anlamış değiller. Cezasızlık politikası çok fazla olduğu için herkes cesaret ediyor. Sokaklarda bile rahat gezemiyorken, benim suçum olmamasına rağmen tecavüz edilen ben bir de evlendirilerek daha fazla cezalandırılmaya çalışılıyorum” sözleri ile tepkisini dile getirdi.
 
‘Çocukların bu ateşe atılması kabul edilemez’
 
İrem Yapar isimli yurttaş da tepkisini şu sözlerle gösterdi: “İleriye gitmemiz gerekirken, biz sürekli geriye gidiyoruz. Yeni nesil için daha iyi imkânlar sağlanması gerekirken, bizler af tasarısını konuşuyoruz. Bu toplumu geriye iter. Çocuğun kararını dahi hiçe sayıyoruz.  Ailelerin verdiği karar o çocuğun bütün hayatını bitiriyor.  Sen zaten tecavüz olayını atlatmazken, bu travma ayrı bir durum.  Üç yaşındaki çocuk nasıl bir tahrik etmiş olabilir. Kravat takarak cezasızlığı alırsın. Tecavüz edenler korkmuyor zaten bir cezasızlık olduğunun farkında.  ‘E yaparım ceza da yok verilmiyor ya da paraya çevriliyor’ diyor. Bununla dışarıda daha fazlasını yapma gücünü kendinde buluyor.”
 
Tasarının Meclis’te görüşülmesinin dahi haksızlık olduğunu belirten Şehriban Beder de, “Biz hepimiz çocuklarımızın gözlerinin içine baka baka büyütüyoruz.  Onlar için yaşıyoruz ve kendimizi bir yerde unutuyoruz.  Bu tasarı tamamıyla anne, baba ve çocuğun yeniden ölmesi demek. Bu tasarının Meclis’e getirilmesi bile çok ayıp.  O çocuklara ve ailelere haksızlıktır.  Kravat tak, takım elbise giy ceza verilmesin. Bunun yasallaşması bile bu kadar utanç ve haksızlıkken, çocukların bu ateşe atılması kabul edilemez”  dedi.
 
‘Meclis Erdoğan’ın Meclisi’
 
Meclis’e getirilmesi beklenilen tasarıya karşı çıktıklarını belirten ve ismini vermek istemeyen bir yurttaş ise çocuk yaşta evlendirmelerin önünün daha fazla açılacağını söyleyerek,  “Yasaların böyle bir şeyi kabul etmesi de ayrı bir durum. Kanun dediğimiz şey, bu tür şeylerin engellenmesi demek değil midir? Bir çocuğun zaten hayatını yeterince kararttığı yetmezmiş gibi ömür boyu o çocuğu öldürmek demek. Bunlar tamamıyla zihniyet meselesi” ifadelerini kullandı.
 
‘Var olan Meclis bir utanç kaynağı’
 
Tasarının gündeme gelmesinin insanlık ayıbı olarak gördüklerini kaydeden ismini vermek istemeyen başka bir yurttaş da, “Bu insanların çocukları hiç mi yok? Bu Meclis halkın meclisi ise halkın lehine olan durumları konuşması gerekir. Çocuk istismarı zaten bir insanlık suçudur. Halkı bilgilendirmek, suçların caydırıcı olması gerekir. Cezalar çok az, çocuk istismarı ne kadar fazla ise kadın ölümleri de bir o kadar fazla. Türkiye’de Meclis yok zaten var olan Meclis ise bir utanç kaynağı. O Meclis Tayip Erdoğan’ın Meclis’i.  Halkın meclisi olsaydı bu konular dahi konuşulmazdı. İnsanların gerçek sorunları konuşulurdu” diyerek tepkisini gösterdi.