Ayşe Gökkan: Devlet Sayın Öcalan’ın düşüncelerinden korktuğu için tecrit uyguluyor

  • 09:02 23 Mart 2020
  • Güncel
Zeynep Durgut
 
DİYARBAKIR - TJA Sözcüsü Ayşe Gökkan, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecride ilişkin, "Tecrit insanlık suçudur. Devlet Sayın Öcalan'ın düşüncelerinden korktuğu için tecrit uyguluyor" dedi.
 
İmralı Cezaevi'nde tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan, 8 ay aradan sonra 3 Mart’ta kardeşi Mehmet Öcalan ile yaptığı görüşmede, önemli tespit ve değerlendirmelerde bulunmuştu. Çözümün hakların birlikteliğiyle sağlanabileceğini bir kez daha yineleyen Abdullah Öcalan, 3'üncü yol vurgusu yapıp, tecridin ancak mücadeleyle kırılacağına dikkat çekmişti. Abdullah Öcalan'ın üzerindeki tecrit ile çözüm ve barıştaki ısrarını Tevgera Jinên Azad (TJA) Sözcüsü Ayşe Gökkan değerlendirdi. Ayşe, 3'üncü yol için mücadele edilmesi gerektiğini vurgulayarak, TJA olarak sokak sokak dolaşıp kadınları örgütleyeceğini dile getirdi.
 
'İlk kadın tecrit edildi' 
 
"Tecrit insanlık suçudur" diyen Ayşe, tecridin karşısında ilk duranların da kadınlar olduğunu vurguladı. Ayşe, erkek egemenliği tarafından kadının eve hapsedilmesiyle birlikte ilk tecridin hayata geçirildiğini ifade ederken, bununla kadının düşüncelerini toplumdan, yaşamın her alanından uzaklaştırılmak istendiğini dile getirdi. İlk tecrit kadına dönük olduğu için Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi kadının daha erken kavradığını söyleyen Ayşe, Abdullah Öcalan'ın fikirlerinin tecrit altına alınmak istendiğini kaydetti. Ayşe, "Biz tecride alındığımızda toplum tecrit edildi. Çocuklar, siyaset, sağlık, eğitim, hukuk,  tecrit altına alındı" dedi.
 
'Sayın Abdullah Öcalan çöken sisteme alternatiftir'
 
Abdullah Öcalan'ın düşünce ve fikirlerine dikkat çeken Ayşe, bölgede bu düşüncelerin büyük bir etkiye sahip olmasının çok doğal olduğunu söyleyerek, şu ifadelere yer verdi: "Sayın Öcalan düşünce ve fikirleriyle Kürdistan’da doğdu. O yüzden de ilk olarak bizi etkiledi. Liderler, filozoflar hangi coğrafyada doğarsa öncelikle o coğrafyadaki toplumu etkiler. Rönesans dönemindeki öncüler, filozoflar da önce kendi coğrafyasını etkiledi. Sayın Öcalan’ın fikirleri 21’inci yüzyılın düşünceleridir. Ulus devlet sistemi sarsılmıştır ve Sayın Öcalan’ın fikirleri buna alternatif olarak gelişmiştir. 21’inci yüzyılın en büyük çelişkileri kadın, demokrasi, doğa ve yönetimdir. Bu yüzden de Sayın Öcalan’ın düşünceleri bu çelişkilere alternatiftir. Ulus devlet iflas ettiği için Sayın Öcalan demokratik konfederalizmi inşa etti. Kadın özgürlüğü Sayın Öcalan’ın paradigmasıdır. Sayın Öcalan, demokratik ulus, demokratik konfederalizm ve demokratik özerklik ile tıkanan ulus devlete çözüm olmak istedi. Tecrit sadece Türkiye’nin elinde değildir, uluslararasıdır. Avrupa Konseyi ve CPT, AKP-MHP faşist ittifakı ile birlikte tecridin ortaklarındandır. Sayın Öcalan üzerinde tecrit uygulamak, hiçbir devletin haddi değildir."
 
'Sayın Öcalan düşünceleriyle korkutuyor'
 
Abdullah Öcalan’ın fikirlerinden korkulduğu için tecrit uygulandığını söyleyen Ayşe, "Sayın Öcalan’ın düşünceleri silahlarından, bombalarından, kimyasallarından daha çok tesir ediyor. Ortadoğu’ya, Kürdistan’a özelde de Kuzey Kürdistan’a baktığımız zaman kayyımlar ile işgal gerçekleştiriyorlar. Yine Rojava’daki işgale destek verenlerin üzerinde de yürütülen bir tecrit var. Sayın Öcalan’ın fikirlerini destekleyenler dünyada teşhir ediliyor" ifadelerini kullandı.
 
'Direniş sonucu görüşme yapılıyor'
 
Abdullah Öcalan ile yapılan her görüşmenin bir direniş sonucu gerçekleşiyor olmasına vurgu yapan Ayşe, İmralı Adası’nda meydana gelen yangın sonrasında da gösterilen direniş sayesinde ailesiyle görüş gerçekleştirebildiğini belirtti. Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in, tecridin kırılması için başlattığı açlık grevine cezaevindeki siyasi tutsakların da destek verdiğini kaydeden Ayşe, bu eylemlerde 9 insanın yaşamını yitirdiğini hatırlattı.
 
'Devletin resmi muhatabı Sayın Öcalan'dır'
 
Abdullah Öcalan'ın devletin resmi muhatabı olduğunu vurgulayan Ayşe, "Sayın Öcalan 8 defa tek taraflı ateşkes ilan etti. Sayın Öcalan ile kamuoyuna açık bir şekilde görüşmeler gerçekleştirilmelidir. Devlet Sayın Öcalan ile bir çözüm masasına oturmazsa eğer Soçi gibi, İdlib gibi, Astana gibi bir süreç yaşanacak. Herkes birbirini kandırıyor çünkü herkes birbiri arkasından kuyu kazıyor. Sayın Öcalan, 'Eğer bir çözüm istiyorsanız ben bu sorunu bir haftada çözerim' dedi. Seçim süreçlerinde devlet Sayın Öcalan’ın düşüncelerinin toplumdaki etkisini çok iyi gördü. O yüzden yasakladı. Devlet meşru hakları illegalize ediyor. Ben meşru haklarımı kullanamıyorum. Yalanlarla, kandırmacalarla yönetim olmaz. Devlet merkezi ve oligarşik bir yönetim kurmak istiyor" ifadelerine yer verdi.
 
'3'üncü yol Öcalan'ın düşünceleridir'
 
Ayşe, Abdullah Öcalan'ın son görüşmesinde belirttiği “üçüncü ayağın” kendisinin düşünceleri olduğuna işaret ederken, “devletin, politikalarıyla çelişkiler oluşturarak, paramiliter güçler oluşturarak üçüncü yolun güçlenmesinin önüne geçmeye çalıştığını” kaydetti. “Rojava’ya saldırırken, Türkiye halkına tehlike arz ettiği için saldırdığını söylüyor. Halk tehlike altında değildir, devlet yönetimini sağlamak için söylüyor bunu” diyen Ayşe, “Mücadeleciler son sözü söylerler ve kimse onların önünde duramaz. Katilleri mağdur, mağdurları da katil etmeye çalışıyor ama bu şekilde başarılı olamayacaktır. Kimse kimsenin yerine konuşamaz. Kimse biz TJA adına da konuşamaz, biz kendi adımıza konuşabilir, kararlar alabiliriz. üçüncü yolu ancak demokratlar, barışseverler üstlenebilirler. Bu üçüncü yol güçlenmeden diğer iki ayak da güçlenemez. Devlet de ancak üçüncü ayağa destek vererek kendini demokratların gözünde onurlu bir hale getirebilir" değerlendirmelerinde bulundu.
 
'Sayın Öcalan'ın direnişi halkların direnişidir' 
 
TJA olarak sokak sokak dolaşıp kadınları örgütleyerek üçüncü ayağı güçlendirebileceklerini kaydeden Ayşe, son olarak şunları dile getirdi: "Bir haftada çözülebilecek bir sorun neden çözülmüyor da yüzlerce insanın ölümüne, sürgününe, tutsak edilmesine ve engellenmesine sebep oluyor? Bizler de Türkiye ile üçüncü ayağı güçlendirmek istiyoruz. Bu yüzyılın kadınların, halkların özgürlük yüzyılı olmasını istiyoruz. Mücadele edilmeden tecridin kırılması mümkün değildir. Mücadele yürütülmeden hiçbir şey özgür olamaz. Bu sistem çökmüş ve çöken sistemden ancak mücadele edenler kazançlı çıkabilir. Birliktelikle kazanabiliriz. Sayın Öcalan’ın direnişi halkların direnişidir. Sayın Öcalan yüzyılın filozofudur ve ülkeyi tıkanıklıktan çıkaracak olan kişidir."