Ailelerden tutsaklar için yeni adım: Adalet Bakanlığı'na dilekçe gönderiliyor

  • 10:04 25 Mart 2020
  • Güncel
DİYARBAKIR - Tutsak aileleri koronavirüs tehdidi ile karşı karşıya olan yakınlarının serbest bırakılması için Adalet Bakanlığı’na dilekçe gönderiyor. 
 
Koronavirüs salgını nedeniyle Türkiye’de vaka sayası 1872'ye yükselirken, yaşamını yitirenlerin sayısı ise 44'e çıktı. Bu sürede halktan evde kalmaları ve hijyen kurallarına dikkat etmeleri beklenirken, cezaevleri ise koşulları nedeniyle risk taşıyan alanlardan biri. Tutuklu ve hükümlü yakınları, sivil toplum kuruluşları hükümetin bir an önce cezaevleri için tedbir alması çağrısı yapsa da şu ana kadar tatmin edici bir adım atılmadı.  
 
Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan siyasi tutsakların aileleri ve yakınları, koronavirüs tehlikesi ile karşı karşıya olan tutsakların bırakılmasını talep eden bir çalışma başlattı. Meclis'te bulunan 3. Yargı Paketi'nin tüm tutsakları kapsaması gerektiğini belirten aileler, virüs tehlikesi mevcut olduğu süre içerisinde tutsakların serbest bırakılması için Adalet Bakanlığı'na dilekçe gönderdi. Cezaevindeki kardeşi için çalışmanın içinde yer alan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Meclis üyesi Ronda Bat, taleplerini ve kaygılarını dile getirdi. 
 
‘Hijyen sağlanmıyor, beslenmeye dikkat edilmiyor’ 
 
Ronda, Perşembe günü gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde cezaevi idaresinin tutsakları virüsten korumak amacıyla hiçbir tedbir almadığını öğrendiğini ifade etti. Hiçbir temizlik malzemesi verilmediği gibi koğuşların dezenfekte edilmediğini söyleyen Ronda, suyun da sınırlı sayıda verildiğini ve sıcak suyun çok az verildiğini vurguladı. Bu virüste bağışıklık sisteminin çok önemli bir yer tuttuğuna dikkat çeken Ronda, tutsakların bağışıklık sistemine iyi gelecek hiçbir meyve, sebze verilmediğini, yemeklerin çok kötü ve yetersiz olduğunu aktardı. Ronda, rahatsız olan tutsaklara da ilaçlarının verilmediğini belirtti.
 
‘Talebimiz tutsakların eşit olması’ 
 
Kardeşi ile  telefon görüşmesinin ardından diğer tutsakların aileleriyle de iletişime geçerek onları durumdan haberdar eden Ronda, şöyle konuştu: “Ailelerle konuştuğumda onlar da aynı durumdan şikayetçi olduklarını belirtti. Adliyeler kapalı olduğu için savcılığa gidemedik. Ne yapabileceğimizi düşünürken böyle bir çalışma başlatma kararı aldık. Avukat arkadaşların yardımıyla bir dilekçe hazırladık. Bu dilekçeyi ulaşabildiğimiz tüm tutsak ailelerine ulaştırmaya çalıştık. Kurum ve kuruluşlara, sanatçılara, siyasetçilere ulaşabildiğimiz herkese bu dilekçeyi gönderiyoruz. Yeni çıkan 3’üncü yargı paketinin siyasi tutsakları kapsamaması bizi böyle bir çalışmaya sevk etti. Talebimiz tüm tutsakların eşit bir şekilde sağlık hakkını kullanabilmesidir.” 
 
Adalet Bakanlığı’na gönderilen dilekçede şu ibareler yer aldı: 
 
“Hepimizin bildiği üzere dünyamız küresel ölçekte bir salgın hastalık tehdidi ile karşı karşıyadır. Birçok ülkede baş gösteren bu salgın ile mücadele etmek üzere tüm dünyada olağanüstü tedbirler alınmış; tedbirler doğrultusunda bazı ülkelerde cezaevlerinde bulunan mahpuslar serbest bırakılmıştır. Bu kapsamda da Adalet Bakanlığı tarafınca yapılan açıklamada; hapishanelerde gerekli tedbirlerin alındığı, mahpuslara hijyen ürünlerinin ücretsiz dağıtıldığı ve cezaevlerinin dezenfekte edildiği belirtilmiştir. Ancak temizlik ürünlerinin ücretsiz dağıtılmadığı gibi ücreti mukabilinde dahi satılmadığı, cezaevinde dezenfekte işleminin yapılmadığı, verilen yemeklerin hijyenik olmadığı ve besin değerinin düşük olduğu, sıcak su imkanının sağlanmadığı ve kronik rahatsızlığı olan mahpusların dahi tedaviye ulaşamadığı tarafıma bildirilmiştir. Ağır risk grubu olarak tanımlanabilecek mahpusların kaldığı cezaevlerinde gerekli önlemlerin alınmadığı görülmektedir. Bu nedenle mahpuslar salgının bulaşma riskine açık hale getirilmiş ve ölüme terkedilmişlerdir. Bu nedenlerle öncelikle cezaevlerindeki hijyen, beslenme gibi eksiklikleri göz önünde bulundurularak; siyasi tutsaklar dahil cezaevinde bulunan tutsakların koronavirüs tehdidi ortadan kalkıncaya kadar tahliye edilmesini talep ediyoruz.”