TJA’lı kadınlardan ‘Gülistan Doku bulunsun’ çağrısı

  • 09:03 8 Mayıs 2020
  • Güncel
Filiz Zeyrek 
 
ADANA - Dersim’de 5 Ocak'tan bu yana haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun akıbetine ilişkin hala bir gelişme olmamasına tepki gösteren TJA’lı kadınlar, “Devletin bu kadar imkanına rağmen hala bulunmaması inandırıcı değil. Gülistan Doku bir an önce bulunsun” dedi. 
 
Dersim'de Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümü öğrencisi olan Gülistan Doku (21), 5 Ocak tarihinde kaybolurken, en son Dinar Köprüsü üzerinde görülmüş olması tüm dikkatleri "suya atlamış olma" ihtimaline çekti. Dersim Valiliği ve emniyeti de tüm toplumun algısını "intihara" çekerek, Gülistan'ı yalnızca suda aradı. Kaybolmasının üzerinden 122 gün geçmesine rağmen Gülistan'a dair tek bir ize rastlanılmadı. Sualtı Arama Kurtarma (SAK) ekiplerinin, arama çalışmaları sonuncuda suda olma ihtimalinin yüzde 1 dahi olmadığını söylemesine rağmen valilik ve emniyetin suda arama ısrarı soru işaretlerine neden oluyor. Öte yandan olayın ilk şüphelisi Zeynel Abakarov’un yurt dışına çıkması ve hakkında işlem yapılaması da büyük tepki çekti. Tüm kadın örgütleri ise Gülistan’ın kayboluşundan bu yana bulunması için sürekli çağrıda bulunuyor. 
 
Adana’da aylardır Gülistan için mücadele eden Tevgera Jinên Azad (TJA) üyesi kadınlar yetkililerin bir an önce olayı aydınlatması çağrısını yineledi. 
 
‘Siyasi partiler ve sivil toplum örgüleri ses çıkarmalı’ 
 
TJA’lı Berivan Gökalp, devletin tüm imkanlarına rağmen Gülistan’ın bulunmamasının inandırıcı olmadığını belirterek, şöyle konuştu: “Biz aylardır kadın arkadaşımızın bulunmaması ve bununla ilgili devlet yetkililerin bir açıklama yapmamasına karşı tepkimizi yükseltiyoruz. Çok iyi biliyoruz ki devlet isterse elindeki imkânlarla bulabilir. Gülistan’ın sağ veya ölü derhal bulunmasını istiyoruz. Ailesi aylardır evlatlarının bulunmamasının acısını yaşıyor. Ailenin acısını hissetmek gerekir. Bundan daha ağır bir acı olamaz bir anne için. Ailenin talebi barajın boşaltılması. Çünkü devletin tüm aramaları sadece baraja yönelik. O zaman ailenin talebi kabul edilsin. Bu duruma sessiz kalanları da anlamıyoruz. Özelikle siyasi ve sivil toplum kurum ve kuruluşlarının sesini yükseltmesi gerekiyor.” 
 
‘İktidar kadına yönelik bakış açısını sürdürüyor’
 
Devletin yeterince çalışma yürütmediğini ifade eden Suzan Yiğit de şunları dile getirdi: “Aylardır bir gelişme yaşanmadı. Sürekli barajın üzerinden yapılıyor çalışmalar ve barajdan bir şey çıkmıyor. Barajda olduğuna eminseniz ya barajı boşaltın ya da başka yerlerde arayın. Olayın en dikkat çeken noktası ise tek tanık olan Zaynal Abakarov’ın hala dışarda olması ve onunla ilgili bir işlemin yapılmaması. Neden masum olduğuna bu kadar inanılıyor, neden araştırılmıyor? Babası polis olduğu için mi bu kadar rahat dolaşıyor hatta yurtdışına çıkıyor? İktidar kadına yönelik bakış açısını sürdürüyor. Zaten yasal düzenlemeleri hep birlikte görüyoruz. Gülistan hala bulunmuyorsa bu iktidarın kadına yaklaşımıyla birebir ilgilidir.” 
 
‘Olayın aydınlatılmaması başka kayıplara neden olacak’ 
 
“Gülistan Doku’nun aylardır bulunmaması bu ülkenin ayıbıdır”  diyen Saniye Seçkin, bu durumu kabul etmediklerini vurguladı. Devletin yeteri kadar ilgi göstermesi halinde Gülistan’ın bulunacağını söyleyen Saniye, “Bu ülkede hukukun, emniyetin kadına yaklaşımı ortadadır. Kamuoyuna mal olmadığı sürece kadına yönelik şiddet faillerine hak ettiği cezalar verilmiyor. Biz bunları ilk defa yaşamıyoruz. Gülistan’a ne olduğu ortaya çıkarılsın. Bugün bu olay aydınlatılmazsa  gelecekte kadına yönelik şiddet, kayıplar artacaktır. Gülistan Doku’nun kaybolması bize bir kez daha bu ülkede kadınların hayatının önemsiz görüldüğünü göstermiştir. Tüm kadınlara çağrı yapmak istiyorum Gülistan kadınlar içi bir semboldür. Gelin kadın cinayetlerine karşı ortak ses çıkaralım ve Gülistan’ın bulunması için mücadele edelim” dedi.