Pervin Buldan: İktidar toplumdan özür dilemeli

  • 16:32 12 Mayıs 2020
  • Güncel
İSTANBUL - HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ve beraberindeki heyet, Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in cenaze töreni sırasında saldırıya uğrayarak tahrip edilen Gazi Cemevi ziyaret etti. Pervin, cemevi, mezarlık ve cenazelere dönük saldırılara karşı iktidarı toplumdan özür dilemeye çağırdı. 
 
 Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ve Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü İdil Uğurlu, Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in cenaze törenine yönelik polis saldırısının yaşandığı Gazi Cemevi'ni ziyaret etti. Ziyarette Pervin ve İdil’e HDP İstanbul İl yöneticileri, milletvekilleri Garo Paylan, Hüda Kaya, Musa Piroğlu ve Zeynel Özen eşlik etti.
 
Cemevi görevlileriyle birlikte binada incelemelerde bulunulurken, yaşananlara dair bilgi alındı. Ardından cemevinin bahçesinde açıklama yapıldı. Burada konuşan Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karadaş, saldırının 20 milyon Alevinin “eşit yurttaş olarak görülmemesinden kaynaklı gerçekleştiği”ni dile getirdi. Ziyarete gelen farklı inanç temsilcileri de yaptıkları açıklamalarda saldırıyı kınadı.
 
‘Saldırı zulümden yana olan anlayışın göstergesi’
 
Daha sonra HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan söz aldı. Grup Yorum üyesi İbrahim’in cenazesine yapılanların zulümden yana olan anlayışın göstergesi olduğunu söyleyen Pervin, "İbrahim şahsında yapılanlar, aslında yüzyıllardır devam eden inkarcı anlayışın, baskıcı anlayışın, şiddetten yana olan, bölmeden, kutuplaştırmadan yana olan bir zihniyetin bir kez daha açığa çıktığını bize gösteriyor. İki gün önce buraya bu cemevine Alevi yurttaşlarımızın kutsal mekanlarına, Alevi yurttaşlarımızın iradesine büyük bir saygısızlık yapılarak buraya saldırı gerçekleşmiş, şurada cenaze bölümü olan mekanının içine girilmiş ve burada yaşamını yitiren, hakka yürüyen İbrahim’in cenazesi kaçırılmış, Kayseri’ye götürürken bile kemikleri sızlattırılmış, Alevi yurttaşlarımıza azap çektirilmiştir" ifadelerini kullandı. 
 
'Olağan hale getirildi'
 
“Sistem, siyasi iktidar bu kutuplaştırmayı, yok saymayı, inançlara saldırıyı sadece Alevi yurttaşlarımız üzerinde değil bugün Türkiye’de farklı düşünen, farklı mezheplerin, inançların üzerinde uygulanan bir sistemi olağan hale getirmeye çalışıyor” diyen Pervin, ilk defa böyle bir durum ile karşılaşmadıklarının altını çizdi. Aysel Tuğluk’un annesi Hatun Tuğluk’un cenazesine dönük saldırıya da işaret eden Pervin, “Yapılan büyük bir saygısızlık vardı. Hatun anne gömüldüğü yerden çıkarılmak istenmiş, cenazeye saygısızlık yapılmış, ölünün kemikleri sızlatılmıştı. Buna benzer olaylarla zaman zaman karşılaşıyoruz. Bugün özellikle Kürtlerin mezar taşları kırılarak, mezarları tahrip edilerek nasıl Kürtlere ikinci bir ölüm yaşatılıyorsa Alevi yurttaşlarımıza da İbrahim şahsında aynı azap aynı acı bir kez daha ölüm yaşatılmak istenmiştir” dedi. 
 
‘Yapılan saygısızlık karşısında sessiz kalmayacağız’
 
Bir insan öldükten sonra düşüncesi, fikirleri, ideolojisi ne olursa olsun üzerindeki hükmün kalktığını söyleyen Pervin, “Bir ölü üzerinden hüküm varsayarak, onu suçlu ilan etmek hem cenazeye hem ölüye yapılan büyük bir saygısızlıktır. Yapılan bu saldırı ve saygısızlığın karşısında sessiz kalmayacağız. Hiçbir dinde, kitapta, ayette, surede ölüye saygısızlık diye bir şey yoktur, olmaz da. Ama bugünkü siyasi iktidar, özellikle son zamanlarda yaptıklarıyla birlikte aslında dini siyasete alet etmekle birlikte dine büyük bir saygısızlık yapmaktadır. Bu ülkede Kürtlerin mezar taşları kırılırken, Alevilerin cemevleri basılırken, Ermenilerin kiliselerine saygısızlık yapılırken bunlar karşısında sessiz kalmayacağız” şeklinde konuştu.  
 
'Büyük bir utançtır'
 
Pervin, Aleviler şahsında cemevlerine yapılan saldırının aynı zamanda Sünnilere, camilere de yapıldığını belirterek, “Çünkü cemevleri Aleviler için neyse, camiler de Sünniler için aynıdır, kiliseler Ermeniler için aynıdır. Hepsi kutsaldır, hepsi değerlidir. Cemevlerinde, camilerde, kiliselerde insanlar Allah ile baş başa kalırlar ibadetlerini yerine getirirler. Bunun arasına kulun girmesi ve saygısızlık yapılması büyük bir utançtır” diye ekledi.  
 
Diyanetin sessizliği eleştirildi
 
Diyanetin sessizliğini de eleştiren Pervin, şöyle konuştu: “Haddi olmayan her konuda konuşan Diyanet, ölüye ve mezarlara yönelik saldırılar karşısında sessizdir. Dikkat edilmesi gereken şey şudur, Diyanet İşleri Başkanı bütün bu yaşananlar karşısında sessizliği koruyor. Haddi olmayan her türlü konuda konuşan, alanına girmeyen her türlü konu üzerinde söz söyleyen Diyanet İşleri Başkanı cemevlerine yapılan saldırıda, Kürtlerin mezar taşları kırıldığında sessiz kalmış ve bunu onaylamıştır. Oysa tam da konuşulması gereken şeylerin yeri ve zamanıdır. İşte hem Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu sessizliğini ve siyasi iradenin bu saygısızlığını biz HDP olarak asla kabul etmiyoruz, bunun karşısındayız, siyasi ve hukuki gelişmeleri yakından takip edip bunun takipçisi olacağımızı belirtmek isteriz. 
 
‘Kutsal mekanlara saldırı yapılamaz’
 
“Cemevlerine saldırı yapılamaz, camilere, kiliselere, sinagoglara saldırı yapılamaz” diyen Pervin, “Bunlar en kutsal mekanlardır. Çünkü bu ülkede bizler 82 milyon insanla farklı mezhepleri, inançları, kimlikleri oluşturuyoruz. Bu ülkede sadece Türkler ve Sünniler yoktur; Aleviler, Ermeniler, Süryaniler de vardır. Herkes kendi inancını dilediği şekilde kendi kutsal mekanlarında yerine getirmek ve bunu Allah’la paylaşma hakkına sahiptir. Bu mekanlar da bunun içindir. Bu yapılan saldırıyı, Gazi Cemevi'ne yapılan saldırıyı şiddetle kınıyoruz” ifadelerinde bulundu. 
 
'İktidar özür dilemeli'
 
Siyasi iradeyi toplumdan özür dilemeye çağıran Pervin, “Bugün bir özre ihtiyaç vardır. Bu özür Alevi halkından dilenmelidir. Cemevleri yönelik saldırılardan dolayı özür dilenmelidir. Cenazelerine saldırılan insanların ailelerinden özür dilenmelidir. Mezar taşları kırılan insanların ailelerinden özür dilenmelidir. Böyle bir şeye asla ve asla bir daha cürret edilmemelidir. Hepimizin kimliğine saygı duyulması gerekiyor. İşte demokratikleşme dediğimiz şey budur. Biz ‘Türkiye’nin demokratikleşmesini istiyoruz’ dediğimiz zaman aslında bütün bunları ifade ediyoruz" dedi. 
 
‘Utanç duyuyoruz’
 
Pervin son olarak ise sevgi, eşit insanlık, hukuk ve adalet isteminde bulunarak,"Bir kez daha yapılandan dolayı utanç duyduğumuzu ve hem de cemevine yapılan saldırı ve cenazenin kaçırılması konusunda yanınızda olduğumuzu belirtiyoruz. Bir kez daha hepimizin başı sağolsun, Xızır yardımcımız olsun" diye konuştu.