'İstismar faili ile evlendirmek yeniden istismardır’

  • 09:05 13 Mayıs 2020
  • Güncel

MARDİN - Çocuk istismarına evlilik yoluyla af getirilmesinin ikinci bir istismar olduğuna dikkat çeken Şahmaran Kadın Platformu üyesi Gülizar İpek, “İktidar salgını fırsat bilerek kadına ve çocuğa dönük bakış açısını bir kez daha ortaya koydu. Ne pahasına olursa olsun sonuna kadar mücadele edeceğiz” dedi. 

AKP ve MHP'li milletvekillerinin oylarıyla Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilen infaz yasası 15 Nisan’da Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmişti. Yasa tartışmaları sırasında geçici madde eklenmesine ilişkin AKP’li vekil tarafından kanun teklifi getirilmişti. Söz konusu kanun teklifi ise cinsel istismara maruz bırakılan çocukların failler ile evlendirilmesi halinde istismar suçuna af getiriyordu. Teklifin getirildiği gece bütün kadın örgütleri sosyal medyada örgütlenerek tepkisini dile getirmiş ve teklif geri çekilmişti. 2016 yılında da gündeme getirilen ve yine kadınların tepkisiyle geri çekilen cinsel istismara af tasarısının hala iktidarın gündeminde olduğu görüldü. Kadınlar da tepkilerini dile getirmeye devam ediyor. 
 
‘Evlilik adı altında tecavüzü affetmedir’ 
 
Mardin Şahmaran Kadın Platformu üyesi Gülizar İpek,  virüs krizinin fırsata çevrilerek yasa tasarısının tekrar gündeme getirildiğini, bunun da AKP iktidarı tarafından sürekli yapıldığını belirterek, "Metne göre, mağdurun 14 yaşını doldurmamış olması, faili ile arasında en fazla 15 yaş fark olması ve failin mağdur ile evlenmesi durumunda failin cezasının ertelenmesi öngörülüyor. Böyle bir yasa tasarısı ile ilk planlanan; evlilik ve aile adı altında çocuk istismarı ve tecavüz faillerini affetmenin ve istismarı aklamanın önünü açmaktır. Aynı zamanda, bunu, erken yaşta evliliği meşrulaştırmak için kullanılan dini ve kültürel değerlerle de sağlamlaştırmaya çalışmaktadır. Erken yaşta evlilik dediğimiz şey; özünde bir evlilik değil, istismardır. Çocuğun istismar failiyle yaşamak zorunda bırakılmasıdır" dedi.
 
'Önce bireysel sonra köklü toplumsal sonuçlara yol açacak’ 
 
AKP iktidarının “evlilik ve aile varsa cinsel istismar da kadına yönelik her türlü şiddet de kadın emeği sömürüsünün de örtbas edilebilir” anlayışında olduğuna dikkat çeken Gülizar, "Devletin görevi çocukları korumak, çocuğun üstün yararını gözetmek ve aynı zamanda evlendirmelerin önüne geçmektir. Bu yasa tasarısının kanunlaşması, failin şiddet gören ve istismara uğrayan çocuğun evine dönmesine, çocukların kendilerini istismar eden kişilerle ömür boyu yaşamak zorunda bırakılmasına ve çocukların tüm yaşamları boyunca sosyal, ekonomik, psikolojik ve cinsel açıdan büyük bir mağduriyet ve travmaya maruz kalmalarına, sağlık problemlerine, istenmeyen gebeliklere, katledilmelerine ve intihara sürüklenmelerine neden olacaktır. Önce bireysel sonuçlar olarak ortaya çıkan gelişmeler zamanla toplumsal bir niteliğe bürünerek, çözümlenmesi mümkün olmayan köklü sorunların ortaya çıkmasına ve toplumun ahlaken tamamen çökmesine neden olacaktır. Bu durum, ayrıca, insan hakları ihlali ve halk sağlığı sorunu olarak kabul edilmeli ve çözüme de bütüncül yaklaşılmalıdır" sözlerini kullandı. 
 
‘Kadına ve çocuğa bakış açısını ortaya koyuyor'
 
Bu yasanın cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen bir suç olduğuna değinen Gülizar, "Bunun cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen bir suç olduğu unutulmamalı, cinsel saldırı ve şiddet suçlarının erkek egemen sistemlerin politikalarından soyutlanarak düşünülmemelidir. Kapitalist modernitenin ilk hedefi hep kadınlar ve çocuklar olmuştur ve bu sistemin zor aygıtı olan ulus devletler kendini yeniden var etmek ve sisteminin devamı için yasalarla bu sömürüyü güvence altına almaya çalışmışlardır. Bu durum iktidarın, kadına ve çocuğa bakış açısını da ortaya koyuyor. Yeni hazırlanan infaz düzenlemesinde kadına ve çocuğa yönelik suç işleyenlerin, istismarcıların, kadın katillerinin, uyuşturucu kaçakçılarının, çetecilerin serbest bırakılıp, sadece düşüncelerini ifade ettikleri için tutsak olan emekçilerin, akademisyenlerin, gazetecilerin, avukatların ve öğrencilerin cezaevinde kalması aslında tam da bu iktidarın zihniyetini de göstermektedir. Biz kadınlar ve kadın örgütleri olarak, istismar yasa tasarısını da asla kabul etmeyeceğiz. Bütün kadın örgütleri olarak kolektif bir mücadeleyle haklarımızı sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.