Eyşa Hiso: Ulusal birliğin sağlanması için çıkarlar bir tarafa bırakılmalı

  • 09:32 13 Mayıs 2020
  • Güncel
Roj Hozan
 
QAMIŞLO- Demokratik ulus projesinin tek partiye değil bütün halklara ait olduğunu vurgulayan PYD Eşbaşkanı Eyşa Hiso, ulusal birlik için çıkarların bir tarafa bırakılması gerektiğini ifade etti. Eyşa, “Bizi uzaklaştıran noktaları bir yana bırakarak, bizi bir araya getiren noktalar için mücadele etmeliyiz” dedi. 
 
PKK Lideri Abdullah Öcalan, 21 yıl sonra ilk defa ailesi ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, Kürt ulusal birliğinin önemi üzerinde durmuş ve önemli mesajlar vermişti. Federe Kürdistan Bölgesi’nde Zînî Wertê ve Maxmur Kampı özelinde Kürt’ün Kürt’e kırdırılması değerlendirmesinde bulunan Abdullah Öcalan, bundan kimsenin bir kazancı olmayacağı uyarısında bulunarak ulusal birliğin aciliyetine işaret etmişti. Yine Kuzey ve Doğu Suriye’deki gelişmelere değinen Abdullah Öcalan, burada kurumların demokratik yapıyı büyütemediklerini, çok küçük kaldıklarını yönünde eleştiride de bulunmuştu. Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanı Eyşa Hiso, Abdullah Öcalan’ın çağrıları ve ulusal birlik konusunu ajansımıza değerlendirdi. 
 
'Güçlü bir birliktelikle düşman planlarına karşı çıkmalıyız'
 
Abdullah Öcalan'ın ailesiyle gerçekleştirdiği telefon görüşmesine ve mesajlarına değinen Eyşa, Kürt ulusal birliğinin şimdiye kadar oluşamamış olmasının sebeplerine dikkat çekti. Eyşa, "Önder Apo, Kürt ulusal birliği için bundan yıllar önce İdris Barzani ile 10 maddeden oluşan bir ittifak gerçekleştirdiğini ifade etti. Önder Apo, ulusal birliğe dikkat çekiyor. Kürtler arasında yaşanan sorunlar ve Kürt partileri arasında oluşan parçalılıktan dolayı birlik sağlanamadı. Bizler bu parçalılığı bitirmek için partiler arasında birliğin oluşması için çalışma başlattık. Artık hepimiz biliyoruz ki Türk devletinin Kürtler üzerinde uygulamaya çalıştığı planları pratikleşti. Türk devleti, Kürt halkını soykırımla yüz yüze bıraktı. Referandum sürecinde de yürüttüğü kirli politika göz önündeydi. En fazla Rojava planlarından zarar gördü. Türküye, Kürtleri karşı karşıya getirerek kardeş savaşını çıkarmak istiyor. O nedenle de geçmiş tecrübelere dayanarak birlik oluşturalım. Kürdistanı işgal eden sistemler ilk ittifakı Kürtler üzerine oluyor. Ondan ötürü büyük çelişkiler de var ama konu Kürt olunca birlik olarak, bizi yok etme savaşı yürütüyorlar. Güçlü bir birliktelikle, düşman planlarına karşı çıkmalı ve Önder Apo'nun kutsal mesajını karşılamalıyız" şeklinde konuştu. 
 
'Düşmanların amacı Kürtleri karşı karşıya getirmektir'
 
Abdullah Öcalan'ın, kardeş savaşlarının dört parçada da yok olması gerektiğine dikkat çektiğini hatırlatan Eyşa,  yine Kürtlerin karşı karşıya getirilmek istendiği değerlendirmesine vurgu yaptı. Eyşa, devamında şöyle konuştu: "Hepimiz, Ortadoğu'nun tamamında yeni bir harita yaratmak isteyen egemen sistemlerin, kendi çıkarları ve projeleri doğrultusunda hareket ettiklerini biliyoruz. Bunlar arasında Türk devleti bölgesel bir güç olarak yine bunların öncülüğünü üstleniyor. Yeni Ortadoğu'da, herkes kendi çıkarları doğrultusunda projeler yaratmak istiyor. O yüzden de Rojava Kürdistanı'nda demokrasi projesinin sunulup içinde yeni bir varoluş gerçekleşmesi, Türkiye ve Kürdistan'ı işgal eden sistemlerin hoşuna gitmedi. Kürt ulusunda, az çok halk arasında bir birliktelik durumu yaratıldı. Şu anda Zînê Wertê'de ön plana çıkan tehlikeye baktığımızda, Şeladizê, Efrin ve Serêkani savaşlarındakinden ayrı değildir. Siyasi partilerin, Batı, Güney, Kuzey ve Doğu Kürdistan'daki etkili sistemlerin tehlikesini görmeleri gerekiyor. Eğer bu tehlikeleri birlikte görmezsek, ağır bedeller ödeyeceğiz. Zîne Wertê'de yaşanan olaylar da bilinçli yapılan şeylerdir. Kürt savaşlarını bir kez daha yaratmak, Kürdistan topraklarını tamamen istila etmek, Kürt özerkliğini, haklarını ve varlıklarını ortadan kaldırmak için çok ince bir siyaset yürütüyorlar. 21'inci yüzyılın Kürtler açısından başarı yüzyılı olduğu kadar, bizim de bu yönlü uyanık olmamız ve Kürt olarak mücadelemizi yürütmemiz gerekir." 
 
'Demokratik ulus projesi tek partinin değil, tüm halklar içindir'
 
Demokratik ulus projesinin önemine de vurgu yapan Eyşa, Abdullah Öcalan’ın kendilerine dönük eleştirisine dair ise şu değerlendirmede bulundu: "Rojava Kürdistanı'nda, demokratik ulus temelinde inşa edilen sistem, temelini Önder Apo'nun tüm halkların özgürlüğü için oluşturduğu düşünceden alıyor. Demokratik ulus projesi tek partinin, ulusun veya parçanın değil, bunu yanı sıra tüm halklar içindir. Eksik kalan yönlerimizi, örgütlenerek genişletip büyütmemiz gerekiyor. O yüzden de PYD'nin 8'inci kongresinde, kesinleştirdiğimiz noktalardan biri de güçlü bir örgütlülük oluşturmak ve aynı zamanda Özerk Yönetim kurumlarının demokratik ulusu güçlendirmesini sağlamak olacak. Yaratılan Özerk Yönetim sistemine karşı çok çetin savaşların yürütüldüğünü biliyoruz. Gerek Suriye rejimi gerekse de AKP hükümeti tarafından bu projeye karşı büyük bir saldırı var. Rojava’da oluşan demokratik sisten projenin başarısı, onların projelerinin çökmesi anlamına geliyor. Demokrasi projesini kendilerine bir tehlike olarak görüyorlar. Kendi aralarında tartışarak, oluşan sistemin varlıkları üzerine tehlike oluşturduğunu söylüyorlar. Uluslararası sistemler, demokratik ulusu yok etme temelinde kendini büyütüyor. Bu hassas süreçte örgütlülüğümüzü güçlendirmeliyiz. Kürdistan topraklarında demokratik sistemimizi genişletmemiz, büyük çalışmalar yapmamız ve birliğimizi bu temelde yaratabilmemiz için Önder Apo İmralı'da büyük bir mücadele yürütüyor."
 
‘Ulusal birlik konusunda halkla büyük bir rol düşüyor’
 
Eyşa, PYD'nin Kürt ulusal birliği için yaptığı çalışmalara değinerek, PYD'nin kuruluşundan bu yana büyük bir rol ve misyon sahibi olduğuna vurgu yaptı. Çalışmalarının bu temelde yeterli olmadığını ifade eden Eyşa, "Ulusal birliğin yaratılması için sürekli bir çağrımız vardı ve yanı sıra toplum üzerinde oluşan tehlikelere karşı da mücadelemiz vardı. Tüm bireysel çıkarlardan uzak olan bu parti büyük bir çalışmaydı. Koşulsuz şartsız diyalog başlatmak istediğimizi söylememiz bile, birlik olma ısrarımızın göstergesidir. Eğer birlik yaratamazsak, Türk devleti ve ona bağlı sistemlerin komplosuna zemin hazırlamış oluruz. Efrîn ve Serêkaniyê işgalinin ardından burada kalanların durumu çok kötü. Kürtlerin kökünü yok etmek, yerlerinden göçertmek ve kendi dizaynlarına göre bir bölge yaratmak istiyorlar. O yüzden de Kürt ulusal birliğinden bahsettiğimiz zaman sadece partilerin esaslarından bahsetmiyoruz, sözünü ettiğimiz birliktelik, ideolojik ve güvenilir olmalıdır. Kürt bölgelerine bir saldırı gerçekleştiğinde, bu halkın bir birliktelik içinde olduğunu ve birliğini yarattığını görebiliyoruz. Kürt halkı özellikle birlik çağrısında bulunmalıdır. O yüzden, bu süreçte halkın rol ve misyonu çok büyüktür" diye belirtti. 
 
‘Uzaklaştıran noktaları bir yana bırakalım’
 
Halkı birbirinden uzaklaştıran noktaların sadece siyasi partiler olduğunu söyleyen Eyşa, "Bizi uzaklaştıran noktaları bir yana bırakarak, bizi bir araya getiren noktalar için mücadele etmeliyiz. Halkın çıkarları esaslı birlik yaratalım. Kürtlere karşı yapılan düşmanlık göz önündedir. 21'inci yüzyılı, başarı ve Kürt halkının varlık yüzyılı olarak yaklaşalım ve birliğimizi yatalım” dedi.