‘Bir ulus başka bir ulusun dili ile konuşamaz’

  • 09:10 14 Mayıs 2020
  • Güncel
Hikmet Tunç
 
VAN - 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı nedeniyle dil üzerindeki saldırı ve kadına düşen rolü değerlendiren dil eğitmeni Elif Gemicioğlu, “İnsan dili ve kültürü ile vardır. Bir kuş bir kedi gibi ses çıkarmıyorsa bir ulus da başka bir ulusun dili ile konuşamaz” sözlerini kullandı.
 
Celadet Alî Bedirxan'ın 1932'de çıkardığı Kürtçe 'Hawar' dergisinin yayına başladığı gün olan 15 Mayıs, Kürt Dil Bayramı olarak kutlanıyor. Bir dil bayramı daha inkâr ve asimilasyon politikalarının gölgesinde karşılanıyor. Aynı zamanda Kürt halkı ve dil çalışması yürüten birçok kurum ise dilini korumak için büyük bir mücadele yürütüyor. Dil Eğitmeni Elif Gemicioğlu da dilin önemi üzerine değerlendirmelerde bulundu. 
 
‘Asıl olan anne ve çocuk arasındaki seste saklıdır’
 
Dilin oluşmasında kadının rolüne dikkat çeken Elif, “Her ne kadar insanlar doğada bulunan sesleri taklit etmiş olsa da asıl olan anne ve çocuk arasında oluşan seste saklıdır. Bununla birlikte kelime ve cümle ortaya çıkmıştır. Diğer yandan her halkın dili için 'Ana Dili' tanımlamasını kullanması bile dilin oluşumunda doğal toplum yapısını, kadının önemini gösteriyor” dedi. Her toplumda olduğu gibi, Kürt toplumunda da dili koruyan ve yaşatanın kadınlar olduğunu ifade eden Elif, “Okullarda Türkçe eğitim veriliyor ve kadınlar özellikle de köylerde yaşayan kadınlar okula gitmemiş, şehir merkezine gidip gelmesi feodal zihniyet nedeniyle çok zordu. Bu da dili korumakta önemli bir yer bulmalarına neden oldu. Kadınlar ana dilleriyle konuşmuş, şarkılar seslendirmiş, masallar anlatmış yani Kürtçeyi yaşatan olmuştur” diye belirtti. 
 
‘İnsanlar kendilerinden utanacak duruma geliyorlar’
 
Kürt dilinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ve bunun en büyük nedeninin ise sistematik olarak devam eden asimilasyon politikaları olduğunu kaydeden Elif, “Frantz Fanon’un ‘Yeryüzünün Lanetlileri’ ve ‘Sihay Deri Beyaz Maske’ kitaplarında anlattığı gibi ezilen halklara mensup insanlar, kendi kültürlerinden, dillerinden, giyimlerinden hatta yemeklerinden utanacak kadar vahim bir hal alıyor” ifadelerine yer verdi. 
 
Elif, asimilasyon politikalarının yanı sıra Kürtçe’nin yok olmayla yüz yüze kalmasının diğer bir nedeninin de “Çocuğum okulda Türkçe bilmese başarılı olamaz” düşüncesi olduğunu belirten Elif, “Halbuki durum tam tersidir. Bir çocuk 6 yaşına kadar 3 dili öğrenebilir. Bir çocuk ‘Anne dilini’ öğrendikten sonra diğer dillerin öğrenilmesi çok daha kolaylaşıyor” sözlerini kullandı. 
 
‘Sonradan öğrenmez zorlaşıyor’ 
 
Çocuğun ilk evrede anadilini öğrenmezse, sonradan öğrenmesinin çok daha zorlaştığına dikkat çeken Elif, şöyle konuştu: “Bir çocuk önce anadilini öğrenmelidir. Her dilin kendisine özgü yanları vardır. Bununla beraber telaffuz edilmesi de kullanılması da birbirinden farklı oluyor. Örneğin, biz Kürtler her ne kadar ne kadar Türkçe okullarda eğitim de görsek de binlerce Türkçe kitap okusak da Türkçe konuştuğumuz da Kürt olduğumuz anlaşılıyor. Çünkü biz Kürtçenin özelliği olan gırtlaktan konuşma özelliğini değiştiremiyoruz. Örneğin ‘kalem’ sözcüğünü Kürtçe’den dolayı 'Qelem' olarak telaffuz ederiz. Q, W, X harfleri Kürtçe’nin özgünlüğüdür. Bu harfler dışında var olan harfler Türkçe’de kullanılan harfler ile aynı. Bu 3 harf ortadan kalkarsa Kürtçe’nin özgünlüğü de ortadan kalkmış olur. Kürtçe’nin özgünlüğünü ve hafızasını ortadan kaldırmak istiyorlar. Çünkü bunu başarılarsa diğer tüm şeyler de yapılabilecek.”
 
‘Değerlerimize sahip çıkmamız gerekiyor’
 
“Kürtçe kadim bir dil olduğu kadar zengin bir dildir. Yıllardır yapılan tüm yasaklanmalar ve asimilasyon politikalarına rağmen ayakları üzerinde durmaya devam ediyor” diyen Elif, Kürt filozoflar Ahmedê Xanî, Baba Tahîr Ûryan, Celale Xanima Lorîstanî, Feqîyê Teyran, Meleyê Cizîrî, Evdalê Zeynêkê, yakın tarihte Eyşe Şan, Celadet Alî Bedirxan ve yüzlerce şair, edebiyatçı ve yazar Kürt sanatçı olduğunu hatırlattı. Elif bu değerlere sahip çıkılması çağrısında bulunarak, “Dilimize sahip çıkarak yaşamsallaştırmamız gerekiyor. Bugün bir çok imkana sahibiz. Yüzlerce Kürt sanatçı ve yayın var. İnternet imkanları ile de birçok esere ulaşabilir. Bununla birlikte kitle iletişim araçları var, Zarok TV var. Kürtçe konuşmak ve çocuklarımıza Kürtçe öğretmemiz gerekiyor. İnsan dili ve kültürü ile vardır. Bir kuş bir kedi gibi ses çıkarmıyorsa bir ulus da başka bir ulusun dili ile konuşamaz” dedi.